Tık Tık

22 Aralık 2012 Cumartesi

Boyalı Bir Kuş : Jerzy Kosiński



Jerzy Kosiński, 3 Mayıs 1991'de yazdığı intihar mektubunda böyle diyordu,
 "Her zamankinden daha uzun süre uyuyacağım, buna sonsuzluk deyin." 



 Lodz doğumlu yazar, 2.Dünya Savaşı esnasında çocuktu. Hitler Polonya'ya girdiğinde pek çok çocuk öldü, pek çoğu annesiz babasız kaldı, büyük bir kısmı da yaşadıklarını ömür boyu Kosiński gibi içinde taşıdı.
Kosiński'nin yaşadığı iyi hayata, yazın hayatının başarısına rağmen başına poşet geçirerek kendini boğması, 2. Dünya Savaşının üzerinde bıraktığı etkidendir diye düşünmek, sanırım çok da mantıksız değil.

Yahudi olan ailesi, başına bir şey gelmemesi için onu sahte kimlikle, Doğu Polonyada bir ailenin yanına yerleştirdi, sahte vaftiz belgesi bile vardı ancak bu onu gördüklerinden ve yaşadıklarından koruyamadı. Dünyada oldukça ses getiren romanı Boyalı Kuş'un büyük kısmı, Kosiński'nin bu kaçış esnasında yaşadıklarından oluşur. Doğrudur. Gerçektir.

Boyalı Kuş, farklı olmanın toplum tarafından nasıl cezalandırıldığını, müthiş bir alegori ile anlatır. Başına gelen türlü olaylar sonucu kuşçu Lekh'in yanına sığınan çocuk,burada mutludur. Lekh, yörede bir çeşit deli ve sokak kadını olarak tanınan, dışlanan Ludmilla'ya aşıktır. Ludmilla'nin ortadan kaybolması ile beraber bir çeşit ritüel gibi, yakaladığı bir kuşun kanatlarını renk renk boyar ve sürünün arasına yeniden salar. Sürüsü tarafından tanınmayan bu "farklı" boyalı kuş, vahşice parçalanır. Bu, insanın farklı olanı tehdit olarak görmesine güzel bir göndermedir. İnsan, "kuş beyinli" diyerek zekasını aşağıladığı kuş sürüsü gibi, farklı olanı cezalandırmanın yolunu bir şekilde bulmaktadır.


Kosiński'nin Boyalı Kuş'u, bir insanlık ağıdıdır. Çocuksu bir masumiyetle yazılmış, dalsız budaksız anlatımı, içerdiği gerçekçi öğeler, samimiyeti ve şiddeti can acıtır.


İnsanların hayvani yüzünü gözler önüne serer.

Kosiński'nin ömrünü, başına bir poşet geçirterek bitiren yüzünü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder